KAPAT X
Popüler Aramalar

Bölge Planı

 

İçsel büyüme teorisiyle birlikte günümüzde rekabetçi bölgeler ulusal rekabet gücünün şekillenmesinde dinamo görevi görmekte ve bu sayede ulusal ekonomilerin yapı taşlarını oluşturmaktadır. Bölgelerin başarılarının arkasında yatan asıl faktör; nitelikli insan sermayesi ile birlikte temel olarak o bölgedeki güçlü, dinamik kurumsal yapılanmalar, arge ve inovasyona odaklanan, serbest piyasa koşullarında teknolojik gelişmeleri dikkate alan, yenilik yapan, uygun fiyat ve kalitede mal ve hizmet üretip sürekli bir karlılık içinde faaliyet gösteren işletmelerin varlığıdır. Bu noktada devlet müdahalesinin etkisi sınırlı kalmaktadır. Diğer bir deyişle, bölgelerin başarısı mikro düzeydeki işletmelerin başarıları ile doğru orantılıdır. Bu nedenle, Konya Karaman Bölge Planı bölgesel gelişme açısından karşılaştırmalı rekabet avantajı yüksek sektörlere odaklanma sağlayacaktır.

Bölgesel gelişme açısından küresel düzeyde yaşanan yukarıdaki paradigma değişimini esas alan Konya Karaman Bölge Planı, bu temel amaç sayesinde özel sektör işletmeleri başta olmak üzere bölgedeki kamu, üniversite ve sivil toplum örgütü şeklindeki tüm işletme, kurum, kuruluş ve diğer kurumsal yapılanmaların ulusal ve küresel düzeyde daha rekabetçi bir yapıya kavuşabilmeleri için öncelikli müdahale alanlarını tanımlayarak bu öncelikleri hayata geçirecek tedbirleri ortaya koymuştur.

Bu kapsamda Konya Karaman Bölge Planı bu temel amacı hayata geçirmek amacıyla 6 farklı öncelik alanı belirlemiştir. Bunlar; dış ticaret ortamının iyileştirilmesi, Bölgedeki tüm kurum ve kuruluşlarda yenilikçi iş çözümleri ve arge faaliyetlerinin desteklenmesi, bilgi ve teknolojiye erişim, işletmelerde finansman kaynaklarına erişim imkânlarının artırılması, işletmelerde kurumsallaşmanın teşvik edilmesi ve işbirliğine dayalı kümelenme girişimlerinin teşvik edilmesidir.

İşletmelerin Bilgi Ve Teknolojiye Erişim İmkânlarının Kuvvetlendirilmesi
+

İnternet kullanımı ile bireylerin bilgiye ve çeşitli metaya ulaşım yolları çeşitlenmiş ve gelişmiştir. Özel sektör bu kullanımın artmasıyla daha fazla pazarlama olanağına kavuşmuş, kamu sektörü ise, birey seviyesinde internet kullanımının artmasıyla vatandaşlar, özel sektör ve diğer kurum ve kuruluşlar ile iletişimini geliştirmiştir. Dünya genelinde yaşanan bu gelişmeleri dikkate alan Konya Karaman Bölge Planı bölgenin ulusal ve küresel rekabet edebilirliğini iyileştirebilmek adına bilgi iletişim teknolojilerinden daha fazla ve etkin kullanım için tedbirler almıştır.

Bilgi Toplumu Stratejisi
Ar-ge Bilim ve Teknoloji Komisyonu Raporu
Konya Karaman Bölgesinde İmalat Sanayi Teknoloji Düzeyimiz Açısından Kobilerin Küresel Rekabet Şansı
İşbirliğine Dayalı Kümelenme Girişimlerinin Teşvik Edilmesi
+

Bu öncelik Konya Karaman Bölgesinde uygulanacak kümelenme programları ile mevcut veya potansiyel küme uygulamalarında paydaşların birlikte hareket etmelerini sağlamayı, kümelerin Ar-Ge ve yenilik kapasiteleri geliştirmeyi, bölgedeki stratejik sektörler öncülüğünde bilgi temelli yüksek katma değer yaratan üretim yapısına geçmeyi hedeflemektedir.

Konya Turizm Sektörü Alansal Varlık, Uluslar arası Rekabetçilik ve Makro Düzey Kümelenme Çalışması
Karaman Ağaç-Orman Ürünleri Ve Mobilya Sektörü Değer Zinciri Analizi Ve Kümelenme Çalışmaları
Konya Süt ve Süt Ürünleri Sektörü Değer Zinciri Analizi Ve Kümelenme Analizi
Konya - Karaman Bölgesi Turizm Sektörü Bölgesel Kümelenme Analizi
İşletmelerde Finansman Kaynaklarına Erişim İmkânlarının Artırılması
+

Ülke ve bölge olarak hem iç hem de dış ticaretimizde var olan sorunlardan biri de, kısa veya uzun vadeli finansman yetersizliğidir. Bu nedenle işletmelerde öz kaynaklara dayalı finansman dışında alternatif finansman imkânları geliştirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda başta “Girişim Sermayesi” olmak üzere “Kredi Garanti Sistemi”, ”Bireysel Katılım Sermayesi” ve diğer alternatif finansman imkânları geliştirilecektir. Alternatif finans araçlarına erişim açısından işletmeleri yeni girişimcilerle buluşturma noktasında Mevlana Kalkınma Ajansı ve diğer ilgili aktörler tarafından girişimlerde bulunulacaktır.

İşletmelerde Kurumsallaşmanın Teşvik Edilmesi
+

Gerek Bölge Planı hazırlık sürecindeki sektörel çalıştaylarda gerekse sektör temsilcileri ve meslek odaları ile yapılan birebir görüşmelerde işletmelerdeki kurumsallaşma sorunu Konya Karaman Bölgesi’nin ekonomik anlamda rekabet edebilirliği açısından oldukça önemli bir problem olarak ortaya çıkmaktadır. Bölgede kurumsallaşma ile ilgili sorunlar sadece aile işletmelerinde olmamakta, tek patronlu ya da çok ortaklı işletmeler arasında da görülmektedir. Belirli bir ölçeğe ulaşan ve kurumsallaşamayan işletmeler daha sonraki aşamalarda ciddi yönetim problemleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Bölgede kurumsallaşma şirketin yönetimsel ve sonraki kuşaklarının bir sorunu olmaktan çıkıp, markalaşmadan üretim kalitesine, Ar-Ge faaliyetlerinden yeni yatırım kararlarına kadar birçok konuyu etkilemekte ve belli başlı olarak kabul edilen birçok sorunun da temelini teşkil etmektedir.

AR-GE Kapasitesinin Ve İnsan Kaynağının Güçlendirilmesi
+

Konya Karaman Bölgesindeki işletmelerin Ar-Ge tanımı konusunda bilinç eksiklikleri yaşamaları, Ar-Ge ve yeniliğin yalnızca yeni bir ürünün “icadı” şeklinde bir algıya sahip olmaları, Ar-Ge ve yeniliğin katma değer açısından kendilerine uzun vadede sağlayacağı geri dönüşün yeterince farkında olmamaları ve bölgede Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin daha çok sınırlı sayıdaki büyük işlemelerde gerçekleşiyor olması, işbirliğinin yetersiz olması gibi sorunlar bölgenin iktisadi anlamda ulusal ve küresel rekabet edebilirliğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Dış Ticaret Ortamının İyileştirilmesi
+

Ulusal ve küresel ölçekte bölgelerin rekabetçilik göstergelerinden bir tanesi de bölgelerin dış ticaret performanslarıdır. Ayrıca, 2023 Türkiye İhracat Strateji Belgesinde hedeflenen toplam 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak için ise bölgesel ve yerel düzeyde alınacak dış ticaret tedbirleri büyük önem taşımaktadır. Keza ulusal hedefin başarıya ulaşması aynı zamanda Konya Karaman Bölgesi için alınacak bölgesel ve yerel dış ticaret tedbirlerinin performansına ve bu tedbirlerin ulusal ihracat stratejisiyle uyumuna bağlıdır.

Bölgedeki Kobilerimiz İhracatını Nasıl Artırır?
İhracatta Bölgedeki Stratejik Sektörler
Karaman Elma Üreticilerinin İhracat Sorunları Ve Çözüm Önerileri
TR 52 Düzey 2 Bölgesi İhracat Analizi
TR52 Konya-Karaman Bölgesi İhracat Analizi
Akşehir Kirazı İhracat Pazar Araştırması
Konya İli İhracat Analizi

Küreselleşen dünya ile birlikte; küreselleşmeye ayak uydurmaya başlayan işletmeler sadece ürettikleri ürünleri satarken değil; ürünlerini üretirken de ülke sınırları dışına yayılmaya başlamıştır. Bunun sonucunda da doğrudan yatırımlarda bir artış görülmektedir. Günümüzde gerek doğrudan yabancı yatırımlar gerekse büyük sermayeli ulusal yatırımlar büyük ve çok uluslu işletmeler tarafından yapılmaktadır. Bu işletmelerin yaptıkları yatırımlarla gittikleri yerel ve bölgesel ekonomilere know-how, teknoloji, işletme sermayesi ve yönetim becerisi gibi aktarımlarının yanı sıra bu bölgelerin pazarlama, ihracat olanaklarını ve istihdamını artırdığı düşünüldüğünde, bu tür yatırımların ulusal düzeyde yarattığı katma değere ek olarak bölgesel rekabet edebilirlik açısından da oldukça önemli olduğunu ortaya koymaktadır. İşletmelerin bir bölgeye yatırımı tercih etme nedenlerinden en belirgin olanları arasında hammadde kaynakları, işletme unvanının korunması isteği, uzun vadeli düşünme, işletme sırlarını koruma, ürün yaşam eğrisinde son aşamaya ulaşılması, yeni ekonomi endüstrilerinin varlığı, ithalatçı ülkelerin tarife ve kotalardan kaçınması, ulusal piyasadaki yasal düzenlemeler ve kısıtlamalardan kurtulma arzusu, müşterilerini yakından izleme isteği, ucuz üretim faktörü kullanma isteği ve yatırımların çeşitlendirilmesi vardır. Dolayısıyla bir bölgeye yatırım yapacak işletme açısından da o bölgeyi diğer bölgelere göre daha cazip kılacak koşullar, o bölgedeki iş yapmanın kolaylığı ve karlılığı, nitelikli işgücünün varlığı gibi konular önem kazanmaktadır. Bu nedenle, Konya Karaman Bölgesi 2014–2023 Bölge Planında yer alan “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi” temel amacı; bölgeye yönelik yatırımlar açısından İşletme dönemi de dâhil olmak üzere yatırımın her safhasında, ulusal ve uluslararası yatırımcıların karşılaştığı idari engellere çözüm üretmek ve bölgeye yatırımları çekilebilmek hedefini içermektedir. Bu temel amaç aynı zamanda Konya Karaman Bölgesinin ulusal ve uluslararası alanda yatırım yeri olarak imajının güçlendirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, bölgenin bir bütün olarak rekabet edebilirliğinin artırılması açısından da oldukça önemlidir.

Bireysel bilgi, beceri ve yetenekler diğer faktörlere göre son yıllarda gelişen ve büyüyen bölgesel ekonomilerin asıl itici gücü olmaya başlamakta ve dünyada işletmelerin üretimlerini gerçekleştirmek için ihtiyaç duydukları faktörler arasında, daha çok öne çıkmaktadır. Nitekim sahip oldukları bilgi birikiminin çok daha yüksek olması sayesinde bu bölgesel ekonomiler hem daha çok buluş ve yenilik yapabilmekte hem de bu tür ekonomilerin işgücü verimliliği daha yüksek düzeylerde gerçekleşmektedir. Bu durumun doğal bir sonucu olarak gelişmiş bölgeler küresel iş bölümünde daha çok katma değeri yüksek sektörlerde; bilgi birikimi düşük olan az gelişmiş bölgeler ise daha çok katma değeri düşük sektörlerde karşılaştırmalı rekabet avantajı elde edebilmektedirler. Bu gerçeği dikkate alan Konya Karaman 2014-2023 Bölge Planı beşeri sermaye kavramını yani kişilerin tecrübeleriyle, eğitim ve yetenekleriyle kazandıkları bilgi, deneyim ve becerilerini bölgenin uzun vadeli rekabet edebilirliğinin sağlanabilmesi için kilit bir unsur olarak kabul etmektedir. Bu nedenle Bölge Planı eğitim sağlayıcılar ile sanayi arasında daha güçlü bağlar kurarak bugün ve gelecekte, öğretilen becerilerin sanayinin ihtiyaçlarını karşılamasını, yüksek öğrenimi ve mesleki eğitimi geliştirmeyi hedeflemektedir. Diğer yandan özellikle bölge kırsalı başta olmak üzere bireyler, eğitim ve sağlık gibi temel kamu hizmetlerine yeteri düzeyde erişememe, fiziksel engel, vasıfsızlık, ulaşım sorunları ya da yaşlanma gibi nedenlerle sosyal olarak dışlanma riski altındadır. Bu durum özellikle istihdama erişim noktasında bireylerin iş bulmalarını zorlaştırmakta ve ekonomik dışlanma risklerini de tetiklemektedir. İstihdamın ekonomik ve sosyal içermeyi geliştirmenin ana unsurlarından biri olduğu gerçeğinden hareketle Konya Karaman Bölge Planı, ayrım gözetmeksizin tüm sosyal grupların istihdama erişimini artırarak ekonomik ve sosyal içermeyi hızlandırmayı hedeflemektedir. Bu temel amaç ile eğitim ve kursların gelişen teknoloji ve ihtiyaçlara göre modernize edilmesine, özellikle gençlerin ve kadınların iş hayatına girmesini kolaylaştırarak işgücü piyasasındaki etkinliğinin artırılmasına, girişimciliğin teşvik edilmesine, okuldan erken ayrılmanın azaltılmasına, bölgede yaşayan tüm bireyler için kaliteli eğitime ulaşımın geliştirilmesine ve ayrıca sosyal ve sağlık altyapısı gibi konulara odaklanılacaktır. Bu kapsamda Konya Karaman Bölge Planı birinci temel amaç ile doğrudan ilişkili olan bu temel amacı hayata geçirmek amacıyla farklı öncelik alanları belirlemiştir.

Yeni dönem bölgesel gelişme politikalarında kalkınmanın sadece iktisadi değil aynı zamanda sosyal ve çevresel yönleriyle bir bütün olarak ele alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Günümüzde özellikle çevre ve enerji konuları giderek önemini artırmaktadır. Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de enerji talebi sürekli artmakta fakat üretimde yerli kaynak kullanımı yetersiz kalmaktadır. Bunun sonucunda da gerek ülke gerekse bölge olarak enerjide dışa bağımlılık artmaktadır. Türkiye Enerji Raporu 2012’de son 21 yılda enerjide dışa bağımlılığın; birincil enerji arzında %52’den %72’ye yükselmiş olması ve yerli üretimin talebi karşılama oranının %40 civarında azalmış olmasının önemli bir risk oluşturduğuna dikkat çekilmiştir. Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ise küresel rekabette Türkiye ve Bölge’nin öne çıkmasını sağlayacak ucuz ve kaliteli sanayi ürünlerinin üretilmesi aşamasında enerji girdi maliyetlerinin düşürülmesi açısından önem arz etmektedir. Bu durum öyle bir boyut kazanmıştır ki cari açık artışında ülkede en büyük etkiye sahip sektörlerin başında gelen enerjide dışa bağımlılığı nispeten azaltacak, ülke ve bölgelerin rekabetçilik düzeyini arttıracak yatırımların yapılmasını zorunlu hale getirmiştir. Ayrıca, Konya-Karaman Bölgesi’nde kişi başı enerji tüketiminin Türkiye ortalamasının üstünde olduğu gerçeğinden hareketle de enerji yatırımlarının bölge için önemi daha bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Ülkemizde de merkezi düzeyde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı’nda üzerinde sıklıkla durulan enerji verimliği konusunda birçok hedef belirlenmiştir. Bu hedefler arasında yürütülen ve planlanan çalışmalar kapsamında birincil enerji yoğunluğunun, 2015 yılında 2008 yılına göre %10 oranında azaltılması, enerji verimliliği uygulamaları için verilen teşvik miktarının 2015 yılına kadar %100 artırılması, 2023 yılına kadar ülke çapında elektrik dağıtım kayıplarının %8’e indirilmesi, sanayi sektöründe enerji kullanımından (elektrik enerjisi payı dâhil) kaynaklanan sera gazı emisyonlarının sınırlandırılması ve kamu kuruluşlarının bina ve tesislerinde, yıllık enerji tüketiminin 2015 yılına kadar %10 ve 2023 yılına kadar %20 azaltılması gibi önemli kararlar yer almaktadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Verimliliği Derneği tarafından yürütülen, sanayi kuruluşlarında Enerjide Verim Artırıcı Proje (EVAP) sayesinde sanayi kuruluşlarında belirlenen 13 enerji verimlilik artırıcı proje alanıyla 10 yılda 65 milyar TL değerinde enerji tasarrufu yaratılması hedeflenmektedir. Sonuç olarak, enerji talebinin ülke ortalamasının üzerinde bir artış göstereceği dikkate alınarak alternatif enerji kaynaklarının ve enerji verimliliği tedbirlerinin kararlılık ve işbirliği halinde uygulamaya geçirilmesi, özellikle endüstriyel faaliyetlerin yoğun olduğu Konya Karaman Bölgesi’nin bölgesel rekabet edebilirliğine ivme kazandıracaktır. Ayrıca bu sayede petrol ve doğal gaz sektörlerine aşırı bağımlılıktan kaynaklanan riskler ve çevreye olan olumsuz etkiler hızlı bir şekilde azaltılacaktır. Öte yandan sürdürülebilir kalkınma, Birleşmiş Milletler tarafından “Bugünün ihtiyaçlarını, gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama olanaklarını tehlikeye atmaksızın karşılayan kalkınma” olarak tanımlanmıştır. Bu bağlamda kalkınma kavramı sadece ekonomik büyümeyi değil, bunu gerçekleştirirken çevresel faktörleri (hava, su ve toprak) ve çevre bilincini de içinde barındıran bir süreçtir. Konya Karaman Bölge Planı’nın bu temel amacı yukarıda çevre ve enerji konusunda dünya genelinde yaşanan gelişmeleri dikkate alarak bölge düzeyinde koruma kullanma dengesi içinde yeşil büyümenin sağlanması hedeflemektedir.

Konya Karaman Bölgesini mekânsal olarak diğer Düzey 2 Bölgelerinden ayıran en belirgin ve en temel kısıt, sahip olduğu geniş yüzölçümü nedeniyle kırsal ve kentsel alanlar arasındaki fiziki erişim imkânlarının sınırlı kalması ve buna bağlı olarak da mal, hizmet ve insan akımlarında kaliteli ve verimli bir hizmetin sunulamamasıdır. Bölgenin özellikle Konya Metropoliten alanı etrafındaki tek merkezli büyüme eğilimi, beşeri ve ekonomik sermayenin merkezde yoğunlaşmasına neden olmakta bu ise bölge içi gelişmişlik farklarının derinleşmesine neden olabilmektedir. Dolayısıyla büyüklüğü AB’deki birçok ülke yüzölçümünden büyük ancak tek merkezli büyüme eğilimi gösteren Konya ve Karaman’da il merkezlerine görece daha uzak olan ilçeler talep ettikleri mal ve hizmetleri bölge dışındaki ilçelerden sağlayabilmekte ve bölge dışındaki ilçelerle fonksiyonel ilişkiler kurabilmektedir. Bu nedenle de diğer komşu bölgeler ile işbirliklerinin geliştirilmesi oldukça önem arz etmektedir. Avrupa Birliği uyum politikasında bölgesel ekonomilerin karşılaştırmalı rekabet avantajlarının artırılması ve bölgeler arası gelişmişlik farklılıklarının azaltılması için kentsel ve kırsal yani bir mekânsal boyut içeren ihtiyaçlara özel önem vermektedir. AMGP (ESDP)’nde mekânsal gelişme için temel politika ve stratejilerin ortaya konulmasının nedeni olarak birlik politikalarının tek tek bölgeleri etkileme farklılıkları, gelişim eşitsizlikleri ve artan bölgesel dengesizlikler gösterilmektedir. Geliştirilen politika, amaç, stratejileri ve mekânsal olarak farklılaştırılmış önlemler ile AB bölgesinde daha dengeli ve sürdürülebilir bir mekânsal gelişim amaçlanmaktadır. 10. Kalkınma Planında bölgesel gelişme politikalarıyla, bir taraftan bölgesel gelişmişlik farkları azaltılarak refahın ülke sathına daha dengeli yayılması sağlanacağı, diğer taraftan tüm bölgelerin potansiyeli değerlendirilip rekabet güçleri artırılarak ulusal büyümeye ve kalkınmaya katkıları azami seviyeye çıkarılacağı belirtildiği gibi Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi’nde de Çok merkezli mekânsal gelişim politikası üzerinde önemle durulmaktadır. Bölgedeki ilçeler kendi içlerinde gerek sosyo–ekonomik yapı gerekse coğrafi özellikler bakımından oldukça farklılaşmakta ve buna bağlı olarak da ilçelerin güçlü ve zayıf yanları değişebilmektedir. Örneğin yaklaşık 100.000 nüfuslu Ereğli ilçesi oldukça kentsel bir yapı sergilerken 800 nüfusa sahip olan ve daha kırsal bir görünüm çizen Ahırlı İlçesinin gelişmişlik düzeyleri birbirleri ile aynı değildir.

Sonuç olarak sahip olduğu geniş yüzölçümü dikkate alındığında Konya Karaman Bölgesinde daha dengeli ve çok merkezli bir mekânsal gelişme perspektifinin sağlanması gerek kırsalda tarıma alternatif gelir kaynakları yaratılarak bölge içi gelişmişlik farklarının azaltılmasında gerekse küresel rekabet politikası açısından önemlidir.

Bu gerekçeye dayanarak Bölge Planının ana senaryosunu hayata geçirebilmek adına bölgenin mevcut mekânsal gelişme eğilimlerine alternatif olarak kurgulanan ve bölge içindeki yerleşim yerlerine farklı müdahale biçimlerini içeren çok merkezli ve dengeli bir mekânsal örgütlenme modeli geliştirilmiştir. Bu mekânsal politika gerek yakınsama politikası gerekse küresel rekabet politikasının mekândaki yansıması olacaktır.